evrenimden...
25 Kasım 2024 Pazartesi
An amor omnia praevaleat?Tarih boyunca aşk olarak lanse edilen her şey neredeyse trajedi barındırır içinde. Romeo Jüliette, Tahir Zühre, Kerem Aslı, Leyla Mecnun gibi. Muhtemelen kavuşulan aşklar da olmuştur geçmişte, mutlak mutluluk yada sonsuz aşk bahşedilmediği için insana Tanrı tarafından, bu kitaplardaki yerini aşk olarak alamamıştır.İçinde trajedi barındıran her şey neredeyse dokunaklıdır insana. Burada sonu esef ile bitmese aşk olup olmadığı sorunsalı ile birlikte paket halinde gelir düşer kucağımıza bu. Romeo ile Jüliette barıştırsa aileleri, torunlarını olsa, hala aynı Romeo yada aynı Jüliette midir 10 yılın sonunda. Aşkları aynı mıdır? Sevgileri aynı mıdır yada yerini alışkanlığa mı bırakmıştır?Aşk eğer gerçek bir duygu ise insanda etkisinde bulunduğu süre içerisinde kişilerinin yüreklerinin temiz ve vicdan sahibi olması gerekmektedir. Vicdanı olmayan kalplerin aşk denilen duyguyu tatması imkansız gibi sanki. Hesap yapmadan saf duygulara teslim olmak, her an onu düşünmek, yememek, içmemek ancak vicdanlı ruhlara özgü olmalıdır.İnsan oğlu romantizm eşiğinde hep aşkı aramış, kutsamış, bazen de budalalık demiş, saçmalık hatta delilik olarak gördüğü bile olmuş geçmiş zamanlarda. Halbuki her şey hangi tarafta olduğunuza göre değişiyor. Varlıklı, asalet yada unvan yada güç veya para sahibi feodalitede yada burjuvazide ender rastlanır pragmatik duygular hayatları yönlendirdiği hatta şartlandırdığı için. Arada istisna yok mu? Elbette var.
Günümüzde aşk olarak sunulan/lanse olarak edilen her şey emek harcanmadan kolay elde edilebilir tutkularmış gibi görünüyor. Belki de değildir. emek harcamak, tanımak, değiştirmeye çalışmamak, o haliyle hoşnut olmak, sorumluluk göstermek bir bütün. Tüketim çağında kimsenin sabrı yok zamana.
Eski zamanlarda insanlar gelenek, töre, unvan, güç vs şeylere göre hayatını şekillendirirmiş, bunun dışında kalan ender ilişkiler aşk adını almış, nihayetinde başarılı olamamış, yada gerçekten başarılı olmuş ki aşk demişler bunlara. Günümüzde yeni Romeo Jüleitteler var mı? Mümkün mü göreli refah, eşitlik,güç, özgürlükler evreninde?
Geçmişte olan ilişkiler bu güne farklı mı yansıdı sizce? Sanmıyorum. Para, güç, unvan, sosyal durum ve saire halen çeşitli şekillerde kendini gösteriyor, az sayıda istisnaları saymazsak tabii. Bu hem erkek hem kadın tarafı için geçerli. İnsanların güce, paraya, unvana tapmaları hiç küçümsenecek bir davranış değildir bence. Peki bilgi, yaratıcı düşünce, estetik, duyarlılık ne derece etki. 8 milyar insan topluluğunda ne kadar olabilirse o kadar mı demek gerekir.
.......
30 Ekim 2024 Çarşamba
Carthago delenda est
22 Mart 2024 Cuma
19 Mart 2024 Salı
uzaklarda değil yüreğin, uzaklarda değil sesin
farklı evrenlerin yabancısı gibiyiz
farklı evrenlerde özdeş duygularla bezeli
bir çok şey mümkün ama bu evrende değil
kuşatan düşüncelerle yoğurulmuş zihinlerimiz
hapsedilmiş tekrarlanan sözcüklerle biteviye
silkinerek kurtulurum sanırsın aldanırsın
yılların öğretilmişliği çıkar karşına şaşırırsın
kuşatılmış yalnızlık, hapsolunmuş zihin
öğrenilmiş dogmatizm, çaresizliğin denkleminde
çırpnan yüreğimiz sevgiye aç sadece
sevgiyle çoğalır mı umutlar.....
13 Mart 2024 Çarşamba
possunt quıa posse vidantur
21 Kasım 2018 Çarşamba
tüm saflığını koruyamayacağından
tükettiğin zaman seni de tüketir
bitkin ruhlarda düşler yaşayamaz...
bir gülüş ol demeyeceğim sana
boşlukta kalan gülüşler
tüketirken kendini çoğaltır kaygıları
kaygılı yüreklerde yeşeremez gülüşler
bir umut ol demeyeceğim sana
umutla beslerler bitkin ruhları
umutla beslerler kaygılı yürekleri
bitkin ruhlar ölemezler
öldüklerinde bitkin olmazlar
ölü ruhlar umut da etmezler..